Botox bakteriden elde edilen bir toksin çeşididir. Botox denen toksin, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salgılanmasını önleyerek, sinirler ile sinirlerin ulaştığı kaslar ya da organlar arasındaki iletimi keserek etki göstermektedir. Yani yüz bölgesinde özellikle alın ve kaşlar arasındaki çizgilerin oluşmasına neden olan mimik kaslarının kasılmasını önlemektedir. Mimik kasları gevşeyince, yüz çizgileri de düzleşecektir. Botox kas dokusuna ya da başka bir dokuya zarar vermemektedir. Sadece kasın kasılması için gereken sinyalin kasa ulaşmasını önlemektedir. Botox bilinenin aksine dolgu maddesi değil. Dolgu maddeleri ile kombine kullanılabilir. Dolgu maddeleri dokulara zarar vermez, kırışıklıkların veya çukurlukların doldurulması için kullanılan zararsız maddelerdir. Botox kasların kasılmasını önler yıllardır derinleşen yüz çizgileri ve kırışıklıklar özellikle derin olanlar sadece botox la düzelmeyebilir. Bu durumda çizgilerin düzleştirilmesi için takviye olarak dolgu maddeleri kullanılmaktadır. Bu madde vücutta doğal olarak bulunan, deriye yumuşaklığını veren maddedir. Madde uygulandıktan sonra su çekerek hacmi bir miktar artar. Botox etkisiyle sinir iletiminin durması, sinirin ulaştığı organın işlevlerinin azalmasını ya da tamamen kaybolmasını sağlamaktadır. Botox etki mekanizmasından tıpta birçok alanda yararlanılır. Plastik cerrahi alanında ise genellikle yüz mimik kaslarının hareketleriyle yüzde oluşan çizgilenmeleri veya aşırı terleyen bölgelerdeki terlemeyi azaltmak amacıyla kullanılır.
Mimik kaslarının yıllar boyunca çalışması, üzerini örten deri üzerindeki kıvrımları belirgin hale getirerek ve böylece yüzdeki kırışıklıklar ortaya çıkarmaktadır. En sık alın, kaşlar arası, göz kenarları ve ağız çevresinde görülmektedir. Alın ve göz kenarlarındaki çizgiler daha yaşlı bir görünüm, kaşlar arasındaki çizgiler ise kişiye çatık kaşlı, kızgın bir ifade verir. Mimik kaslarına botox uygulanarak bu kasların hareketleri zayıflatılır, kas hareketlerindeki azalma, üzerindeki derinin kas hareketleriyle katlanmasını ve katlanmaya bağlı çizgilenmeyi de azaltmaya yarar.
Yaşlı ve kızgın olarak görünen yüz ifadesinde belirgin bir düzelme sağlanmaktadır. Botox, ter bezlerine uygulandığında, ter bezleriyle sinir uçları arasındaki iletim de durdurularak ter bezlerinin çalışması azaltılabilir. Vücudun en çok terleyen bölgeleri, avuç içleri ve koltuk altı bölgesidir. Aşırı terleme ve buna bağlı ter kokusu şikâyeti olan kişilerin terleyen bölgelerine botox uygulandığında şikâyetlerinde düzelme sağlanır.
Botox enjeksiyon şeklinde uygulanır. Ağrılı bir işlem değildir ancak enjeksiyon sırasında hafif bir ağrı hissedilebilir. Oluşabilecek ağrıyı azaltmak için uygulamadan 15-20 dakika önce uygulama bölgesine anestetik (ağrı kesici) özellikte krem sürülür. Mimik kaslarının hareketlerinde azalma istendiğinde botox mimik kaslarının içine, terleme şikâyetinin azalması istendiğinde deri içine enjeksiyon yapılır. Botox etkisi enjeksiyonu takiben ilk hafta içinde ortaya çıkmaktadır ve etki süresi 3-9 ay olmakla beraber ortalama 6 aydır. Botox alın çizgilerini, kaşlar arasındaki çizgileri, yok etmek için kullanılabilir. Botox ayrıca kaş kaldırma etkisi de önemlidir. Botox, kaşlar üzerine belli noktalara enjekte edilerek kaş dış kısmının kalkması da sağlanabilir. Ayrıca gözlerin dış kısmında bulunan "kazayağı" tabir edilen kırışıkların da giderilmesinde kullanılabilir. Botox etkisini yitirdiğinde uygulama tekrarlanabilir. İki yıl boyunca düzenli olarak botox uygulanan kişiler uygulamaya aynı düzende devam ettiklerinde kaslarında belirgin bir zayıflama ve buna bağlı yüz ifadesinde değişim olabilir. Bu nedenle uygulamaların ikinci yıldan sonra daha uzun aralıklarla yapılmasında yarar vardır. Botox mimik kaslarının kasılmasını önleyerek, yüzdeki kırışıkların ve çizgilerin düzleşmesini ve giderek azalmasını sağlar. Kırışıklar tamamen kaybolmayabilir. Kırışık izlerinin kaybolması için, aynı seansta ya da daha sonra yine enjeksiyonla yapılan "Hyaluronik acid jel" yapısındaki dolgu maddeleri ile çizgilerin altı doldurularak yok edilebilir. Ancak bahsedilen dolgu maddeleri genellikle 6-12 ay ömürlüdür. Botox ile kullanılabilen bu dolgu maddeleri hayvan kaynaklı olmayıp (non-animal stabilised hyaluronic acid gel) bakterilerden elde edilerek saflaştırılırlar. Bu nedenle alerjik reaksiyon oluşturma olasılığı çok çok düşük olarak bildirilmiştir. Enjekte edildikten sonra dokulardaki enzimler tarafından yavaş bir süreçle eritilirler ve süre sonunda tamamen yok olurlar ve geride hiç bir eser bırakmazlar. Deri eski haline döner. İstenirse enjeksiyonlar tekrarlanabilir. Günümüzde daha uzun süreler örneğin 3-5 yıla kadar kalıcı olabilen yeni dolgu maddeleri de kullanıma girmektedir. Özellikle derin kırışıkların tedavisinde botox ile birlikte dolgu maddeleri kullanılması çok daha iyi sonuç vermektedir.