Meme Estetiği
Meme - göğüs yapısında bozulma oluşan bayan hastalara yapılan ameliyatlar meme estetiği başlığı altında toplayaabiliriz. Göğüs bir bayanın kadınlığını simgeleyen en önemli fonksiyon ve estetik organlardan birisidir. Her bayan estetik olarak güzel görünümlü göğüs yapısına sahip olmak ister. Doğum ve aşırı kilo alıp verme durumunda meme yapısında bozulma durumunda meme göğüs estetik ameliyatı ile düzeltilmektedir yapılır.Göğüs yapısının gelişme geriliği durumundaysa göğüslerin çok küçük olması göğüs büyütme estetiği ameliyatıyla düzeltilir.Meme küçültme ameliyatı:
Aşırı büyüme oluşan memelerin neden olduğu sırt ve boyunda kas gerilmeleri, pozisyonel değişiklik, baş - omuz ağrısı, sütyen askılarıyla omuzda çöküklük, kronik göğüs ağrısı, kişisel hijyenle ilgili problemler sportif aktivitelere katılamama gibi nedenlerle göğüs küçültme estetiği yapılabilir. Normal boyuttan daha büyük olan göğüsler kamburlaşmaya, omuz şikayetlerine ve sütyen askısının yaptığı ağrılara neden olmaktadır. Yapılan araştırmalarda büyük göğüslerin diabet şeker hastalığına neden olabildiğini açıklamışlardır. Göğüs esyeyik ameliyatı 18 yaş ve üstüne yapılması uygun olan meme estetiği memelerden fazla dokuların çıkarılması veya memenin yeni baştan oluşturulması işlemidir.Meme estetiği konusunda en önemli durum ise; meme küçültülürken meme başı ve halkasının korunma işlemidir. Tabii bu kısımların çürüme veya kaybedilme riski her meme estetiği ameliyatında mutlaka vardır. Ancak belli teknik kurallara dikkat edilirse bu olasılık çok azdır. Eskiden çok büyük memelerin küçültülmesinde meme başı ve halkası yama olarak aktarılıyordu. Günümüzde ise artık göğüs estetik ameliyatında her büyüklükte göğüslere uygulanabilen "inferior" tekniği kullanıyoruz.
Meme Oluşturma
Tümör veya başka bir hastalık nedeniyle memenin alınma işlemi sonrası yapılan meme rekonstrüksiyonu plastik cerrahinin başarılı ameliyatlarındandır. Son yıllarda tıptaki yeni teknolojiler sayesinde artık cerrahlar doğal bir memeye çok benzerlik gösteren bir meme oluşturabilmektedirler. Günümüzde bu ameliyatlar meme alınma ameliyatıyla eş zamanlı olarak yapılabilir.Estetik ameliyatla hasta yeni bir memeye sahip olmakla birlikte memesiz bir dönemin verebileceği psikolojik sıkıntıdan da kurtulur. Fakat mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu basit bir ameliyat değildir.
Meme Ucu
Meme ucu problemine oldukça sık rastlanmaktadır fakat bir çok kadın böyle bu sorunu fazla dert etmeyerek sorun olarak değerlendirmiyor. En sık rastlanan meme ucu problemi “inversiyon” denilen meme uçlarının içeriye dönük olma durumudur. Çoğunlukla küçük göğüslü kadınlarda görülüyor ve göğüslerin protezle büyütülmesi genellikle meme uçlarını da düzeltiyor olmasıdır. Eğer protez yetersizse veya protez düşünülmüyorsa meme ucunu kuvvetlendiren ve dik durmasını sağlayan basit bir operasyon yapılabilmektedir. Bu lokal anestezi ile yapılan basit bir müdaheledir.
Memede Ağrı
Meme ağrısı yaşayan kadınların çoğu meme kanserine yakalanmış olma korkusu yaşar fakat her meme ağrısının farklı bir nedeni bulunmaktadır. Meme ağrısı üç kadından ikisinde görülmektedir. Meme ağrısı sağlıklı üç kadından ikisinde görülen hafif veya şiddetli olabilecek bir şikayettir. Meme ağrısı adet dönemi öncesinde görülen ortalama 4-5 gün kadar süren ve tamamen normal sayılan gerginlik ağrısından ayırt edilebilir. Meme ağrısı şikayeti olan bayanlar mutlaka doktora görünmelidir. Meme ağrısının en sık sebebi memedeki yapısal değişikliklerdir. Meme ağrısının kanserle ilişkisi yok denilecek kadar az olur. Meme kanseri olan hastaların %1-2 sinde meme ağrısı olur. Nadir de olsa memede oluşan ağrı kanserin tek belirtisi olmaktadır. Memede ağrı şikayeti olan bayanların mutlaka genel cerrahi uzmanı tarafından muayene edilmesi ve tetkikler sonrasında değerlendirilmesi gerekmektedir. Çay, Kahve, Çikolata Ve Kolalı İçecekler Ağrı Nedeni olabilir. Sigara kullanımı, stresli yaşam ve şarapta bulunan “tiramin” denen bir madde ağrıların sebebi olabilir. Memede bulunan algılayıcı reseptörleri uyararak ağrıya sebep olan “metilksantin” denilen kimyasal madde içeren çay, kahve, çikolata ve kolalı içecekler de ağrıya sebep olabilir. Ayrıca aşırı doymuş yağlardan zengin beslenmede ve uygun olmayan sütyen kullanımında da ağrıların arttığı belirtilir.
Meme Ağrısının Üç Tipi Bulunmaktadır
Düzeni ile İlgili Ağrılar: En sık görülen ağrı tipidir. Ağrıların %70’i bu tiptendir. Adet öncesi dönemde ortaya çıkan ve adet ile birlikte kaybolan ağrıdır. Normal adet öncesi ağrılara göre daha şiddetli olup, otuzlu yaşlarda daha sık görülmektedir.Bazen de menapoza yakın dönemde alevlenme gösterir. Fakat çoğu zaman menapoza yakın dönemde kendiliğinden kaybolur. Ağrının koltuk altına doğru yayıldığı zamanlarda olur. Ağrı ile birlikte memelerde hassasiyet de artar. Adet Düzeni ile İlgili Olmayan Ağrılar: Kırklı yaşlarda daha sık görülmektedir. Adet düzeniyle ilişkili olanlara göre daha kısa sürer hastaların yarısında kendiliğinden kaybolur. Ağrı bir noktada olabileceği gibi tamamına da yayılabilir. Bu tip ağrıların esas sebebi memede bulunan bir kist, fibroadenom, kanal genişlemesi, lipom yada fibrokistik değişiklikler gibi iyi huylu meme hastalıklarıdır.Meme ile İlgisiz Bir Olaydan Kaynaklanan Ağrılar: Bu tip ağrılar meme ilgisiz olmasına rağmen, memede hissedilir. Burada ağrı göğüs duvarındaki kaslardan, kaburga eklemlerinden, kıkırdak dokulardan ve boyundaki sinir köklerinden kaynaklanabilmektedir.Meme Ağrısının Tanı ve Tedavisi
Normal olan ve adet öncesi hafif gerginlik şeklinde olan meme ağrıları haricinde ağrısı olan bayanlar mutlaka genel cerrahi uzmanına muayene olmaları gereklidir. İlk aşamada ağrıya sebep olan bir faktörler ortadan kaldırılır. Ağrısı olan veya olmayan her kadın kendini muayene etmeyi alışkanlık haline getirmeli. Bazen ağrının nedeni uygun olmayan çamaşır kullanımı olabilmektedir. Ağrısı olan kadın kendi meme ölçülerine uygun, çok sıkı olmayan sütyen kullanması gerektiğini akılda tutmalıdır. Meme ağrısı olan hastalar diyetlerine dikkat etmeli, çay, kahve, çikolata, kolalı içeceklerle, şarap gibi gıdaları çok daha az tüketmeli, sigara kullanmamalı, stresten olabildiğince uzak durmalı ve bitkisel yağları tercih etmelidir.Sonraki aşamada ciddi ağrılarda basit ağrı kesiciler ve ödem çözücü ilaçlar tercih edilir. Yanıt alınamaması durumunda ise bitkisel kökenli ilaçlar denenebilir. Hormonal içerikli ilaçların kullanımı ve cerrahi müdahale ise tedaviyi gerektiren hastalık bulunmadığı yalnızca ağrının olması durumunda tercih edilir.